Dünya bir dönme dolap, her türlü ölümlü gibi sende bindin, indin ve bir hikâye bıraktın inerken. Kitap eleştirisi yapmayalı uzun zaman oldu. Gerçi ilk kitabım Yanlış Adam çıktığından beri eleştiri yapmayı neredeyse bıraktım. Yalan yok, birisi çıkıp “sen önce kendi kitaplarına bak” diyecek diye korkuyorum. Ama Mehmet Mollaosmanoğlu öyle bir şey yapmaz; biliyorum. Zaten kendisi ile tanışmamız, sonrasında benim yazarlığa adım atmam bu sayede olmuştu. Öte yandan kitap okumak, dahası eleştiri yapmak için doğru bir zamanda mıyım emin d…
Her kitabın bir doğum sancısı vardır ama Teraryum ’un ilk kıvılcımı gerçekten de bir doğumla başladı. Bundan tam 14 yıl önce, kızım henüz birkaç günlükken, ilk kez baba olmanın verdiği o yoğun mutlulukla karışık "Onu bu dünyada nasıl koruyacağım?" endişesi içindeydim. Hastalıklar, dondurucu soğuklar, doğanın sert koşulları... Onu korumam gereken bir sürü dış etken… Yeni doğan bebeklerin vücudundaki o incecik, geçici tüyleri bilirsiniz; uyuyan kızımın üzerine eğildiğimde o tüylerin hafifçe uçuştuğunu gördüm. O an gözümde bir cey…
Edirne’nin Soğukla Mücadelesi: 1657 Kışı'ndan Teraryum'a Edirne , tarihte defalarca soğukla imtihan olmuş bir şehir. 1657 yılında yaşananlar ise, kışın sadece bir mevsim değil, aynı zamanda doğal bir afet olabileceğinin en acı kanıtıydı. Osmanlı tarihçelerinde "olağanüstü" olarak geçen bu kışta, yollar aylarca kapanmış, halk kıtlık ve soğukla mücadele ederken, ısınmak için evlerinin kapılarını bile yakmak zorunda kalmıştı. Aradan geçen asırlar sonra, bu kez doğanın değil, insanlığın eliyle yaratılan benzer bir soğuk…
Sosyal Medya